Kulağın içinde sinyalleri taşımaya ve iletmeye yarayan “Siliya” adlı küçük selüler tüycüklerin sonunda, mikroskopik kristaller bulunmaktadır. Bu kristaller sesi ayırt etmede, dengeyi kurmada ve hareket düzenlemede önemli bir yere sahiptir.
Birbirinden ayrılan kulak kristallerinin sürekli baş dönmesine yani vertigo’ya neden olduğu uzun zamandır bilinen bir gerçekti.
Kaliforniya Üniversitesi, David Geffen Tıp Fakültesi’nde Mikrobiyoloji, İmmünoloji ve Moleküler Genetik Doçent Doktor’u Kent Hill, siliya’nın uterus’dan spermi yukarı itmekteki ve ciğerlerden mukusu dışarı atmaktaki öneminin uzun süredir bilindiğini ve yaptıkları çalışmanın siliyanın vücudumuzda üstlendiği pek çok hayati görevi aydınlatmayı hedeflediklerini anlattı.
Hill’in ekibi (gelişimi insanın ve diğer memelilerin gelişimine benzer olduğundan araştırma için harika bir model olan) Zebra balığı embriyosuna ait yeni gelişen bir kulağın içinde yüksek çözünürlükte ve süratte bir video görüntüleme tekniği kullanarak siliyanın vücut içindeki hareketlerini gerçek zamanlı olarak izledi.
Yapılan araştırmada; siliyanın küçük bir girdap yaparak iç kulaktaki kristal sensörleri oluşturacak parçacıkları en doğru yerde topladığı keşfedildi.
Şikayet edilen pek çok rahatsızlığın ise; bu sensörlerin doğru dizilmemesinden kaynaklandığı ortaya çıktı.
Peki, bir beyni ya da karar verme becerisine sahip olmayan siliya sensörleri oluşturacak parçacıkları tam olarak en doğru yerde nasıl toplamaktadır? Bunun kör tesadüflerin bir ürünü olduğunu iddia etmek şüphesiz çok gülünç olacaktır.
Gelin bunu bir örnekle açıklayalım. Atlas okyanusunun tam ortasında dev bir girdap oluşturduğumuzu hayal edelim ve o girdaptan dışarıya evler, binalar, limanlar fırladığını varsayalım. Fırlayan iskelelerin tam da bir deniz kıyısına, dev gökdelenlerin tam da şehrin merkezine konumlanarak tesadüfen dev bir medeniyet inşa etme olasılığı ne kadarsa; sensörleri oluşturacak parçacıkların da en doğru yerde bir araya gelme olasılıkları o kadardır.
Her bir parçacığa hakim olan Allah, siliyaya görevini vahyetmiş ve ona parçacıkların toplanacağı en doğru yeri ilham etmiştir, “O’nun alnından yakalayıp denetlemediği hiçbir canlı yoktur.”
Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)
(Hud Suresi, 56)
Kaynak:
http://www.biologynews.net/archives/2008/12/01/can_you_hear_me_now_how_the_inner_ears_sensors_are_made.html