teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
teknoloji etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2010 Çarşamba

GÜVE GÖZLERİ


Güvelerin gözleri, güneş enerjisini daha etkin şekilde kullanmamızın yollarını gösteriyor


Güneş enerjisinden etkin şekilde yararlanamayışımızın önündeki en büyük engel enerjiyi toplayan güneş gözelerinin henüz yeterince verimli olmamasıdır.

Florida Üniversitesi’nden Peng Jiang’a göre bu sorunun bir kısmı, silikonun ışığı yansıtan bir yapıya sahip olmasından kaynaklanıyor.

Güneş enerjisinden etkin şekilde yaralanmak için, güneş gözesine düsen ışığın büyük bölümünün yansımadan emilmesi gerekiyor. Henüz test edilen yeni bir uygulama, güvelerin göz yapısından ilham alıyor.

Güve gözü, özel yapısı sayesinde ışığı fazla yansıtmıyor. Güveler bu özelliği gece yırtıcılarından korunmak için kullanıyor. Işığı yansıtmayan gözleri gece yırtıcıları fark edemiyor.
 
Güvelerin gözlerinde sıralı olarak dizilmiş birçok çıkıntı bulunuyor. Bu çıkıntılar yansımayı en aza indiriyor.


Sıvı bir çözeltinin içinde bulunan nano-parçacıklar ince bir silikon tabakanın üstüne konuluyor. Hızla döndürülen silikon tabakanın üzerindeki nano-parçacıklar yüzeye yayılıyor. Oluşan bu dağılım silikon yüzeye islenerek silikonun üzerindeki çıkıntıların oluşması sağlanıyor.

Bu yöntem, su an kullanılan, güneş gözelerinin üzerinde gördüğümüz mavi-lacivert renkli kaplamadan daha ucuza elde edilebiliyor. Ayrıca su anda kullanılan kaplama yaklaşık %35 – %40’lık bir yansıma oranı sağlarken, yeni sistem %2’den az yansıma oranı sunuyor.

Kaynak:

Fotograf: T. Clausnitzer, University Jena

18 Mayıs 2009 Pazartesi

KARINCALAR VE KİMYA DÜNYASI

Bir karınca öldüğünde, onu taşıyıp sürüden uzaklaştıran başka karıncaları hemen hemen hepimiz görmüşüzdür.

Bu işlem, bazen, karıncanın ölümünden sonra 1 saat içinde gibi kısa bir sürede gerçekleşir.

Kaliforniya Üniversitesi’nden biyolog Don-Hwan Choe, karıncaların öldükleri zaman bir kimyasal salgıladıklarını ve salgıladıkları bu kimyasalla “öldüm, beni alın uzağa götürün” mesajı verdiğini keşfetti.

Ancak, aynı kimyasal mesajın karıncalar yaralandığında da iletildiği farkedilince, bilimadamları nasıl olup da karıncaların ölüleri yaralılardan ayırdığını incelemeye başladılar.

Yapılan incelemelerde, karıncalar tarafından iki kimyasal sinyal kullanıldığı tespit edildi. Birinde öldüğünü ve uzaklaştırılması gerektiğini ileten sinyal; diğerinde karıncanın henüz ölmediğini ve hayatta olduğunu söyleyerek yaralı karıncaların en yardıma muhtaç halde oldukları durumda koloniden uzaklaştırılıp atılmasını önlüyor.

Karıncaların yuvanın sağlığı için ölüleri uzaklaştırmaları ve bakıma muhtaç olanları ise kolonide bırakmaları oldukça düşündürücü bir davranış.

Kaynak:
http://www.sciencenews.org/view/generic/id/43714/title/FOR_KIDS_Night_of_the_living_ants