Vücudumuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vücudumuz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Ağustos 2009 Cuma

Bademcik ve apandisit meğerse yararlıymış

Apandist, dalak, bademcik gibi organların aslında hayati önem taşıdığı ortaya çıktı...

Uzun süredir hiçbir işe yaramadığı düşünülen apandisit, dalak, bademcik gibi organların yakın zamanda yapılan bir araştırmayla aslında hayati önem taşıdığı ortaya çıktı.

Araştırmacılar bu 'kullanışsız parçaların' yeri geldiğinde sıkı çalıştığını buldu.

New York Mount Sinai Tıp Okulu Morfoloji ve Anatomi bölüm başkanı Jeffrrey Laitman, tarihin, tıp biliminin onları henüz anlayamadığı için kullanış olarak adlandırdığı ve bunun doğru olmadığını söyledi.

Yapılan araştırmaya göre dalak, enfeksiyonları tespit ediyor ve yaşlı olan ya da hasar gören kırmızı kan hücrelerini filtreliyor. Ancak, dalak önemsiz olarak algılanıyor ve bir insan bunsuz yaşayabileceği düşünülüyor.

Aslında dalak, kalp krizinden sonra %40 ve %50 arasında monosit üretiminin merkezi. Kalp krizi geçirdikten sonra kalbin düzgün bir şekilde iyileşmesi için monositlere ihtiyacı var.

Bir diğer ünlü kullanışsız organ olan apandisit de aslında oldukça önemli bir işleve sahip. Kullanışsız olmaktan öte Apandisit, hazmetmemize yardım eden işe yarayan bakterilerin toplanma yeri.

29 Kasım 2008 Cumartesi

Karaciğer Neden Bakıma İhtiyaç Duymaz?

Karaciğer hücresi, yediğimiz besinlerin hepsini hücrelerimizin kullanabileceği enerji olan şekere, yani glikoza çevirir. Kullanılmayan şekeri yağa çevirip depolar. Şekerin yokluğunda ise proteinleri ve yağları şekere çevirip hücrelere sunar.

İnsan vücudunda karaciğere kan getiren iki damar vardır; karaciğer atardamarı ve kapı toplardamarı. Bu iki damar, karaciğerin içinde kapı aralıklarına benzer yollarda ilerleyen ince dallara ayrılır. Bu damarlar vasıtasıyla karaciğerden dakikada 1.5 litre kan geçer. Bu, karaciğerden saatte 90 litre kan geçmesi yani karaciğerin bir gün boyunca 2.160 litre kanı işlemesi demektir.

Ortalama 70 yıllık insan ömründe karaciğere beslenme yoluyla 1.5 ton protein, 12.5 ton da karbonhidrat girer.

Karaciğer insan vücudundaki kendi kendini yenileme yeteneğine sahip tek organdır. Karaciğerin %70 kadarı alınsa bile bu organ bir-iki hafta içinde tekrar işlevlerini yerine getirecek büyüklüğüne ulaşır.^

Karaciğerinizin tek bir hücresinde 500 farklı kimyasal işlem gerçekleştirilir. Milisaniyeler (saniyenin binde biri) içinde kusursuz aşamalarla gerçekleşen bu işlemlerin çoğu laboratuar koşullarında hala taklit edilememektedir.

Durmadan işleyen bu sistem akılda çok büyük bir tesis veya bilgisayar kontrollü kumanda sistemleriyle donatılmış dev bir rafineri olarak canlanabilir. Bu rafinerinin durmaksızın 24 saat çalıştığını düşünelim. Üstelik ortalama 70 yıl boyunca bir gün bitince hiç ara vermeden ertesi gün de çalışmak zorundadır. Elbette ki bu rafinerideki makinelerin bakıma ihtiyacı olacağını düşünmüş olabilirsiniz. Eğer yukarıda bahsedilen sistem gerçekten bir rafineri ya da çok modern, gelişmiş bir cihaz olsaydı haftada en az yarım gün makineleri bakıma alıp makinelerin bozulan parçası olup olmadığına bakmak zorunda kalırdık. Ancak karaciğerimiz için bu durum söz konusu değildir. Yüce Allah karaciğerimizi bu ağır görevi hiç dinlenmeden yapabilecek şekilde yaratmıştır. Kuran-ı Kerim'de yeryüzünde karşılaştığımız her sistemin ve varlığın işleyişini düzenleyenin Allah olduğu ve insanın bu ilmi araştırıp düşünmesi gerektiği haber verilmektedir. Ayette şöyle buyrulur:

"Allah, yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir, bunların arasında durmadan iner; sizin gerçekten Allah'ın herşeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle herşeyi sarıp-kuşattığını bilip-öğrenmeniz için." (Talak Suresi, 12)