hud suresi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hud suresi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Ağustos 2009 Salı

Gölcük Kayakçısını Kaydıran Gen

Hepimiz gölcük kayakçısı denilen böceği, çok iyi biliriz. İsmini bilmesek bile, göllerde su üstünde durabilen ve yürüyebilen bu sevimli canlıları muhakkak görmüşüzdür.

Gölcük kayakçısının çok ilginç bir özelliği vardır. Bacaklarını aynı bir kayakçı gibi sağa ve sola açarak su üzerinde durabilir.

Bu ilginç özelliğiyle gölcük kayakçısı, bilim adamları için araştırma konusu olmuştur.

İnsan, bisiklet üzerinde dengede durabilmeyi bile belirli bir yaşa geldiğinde ve eğitimle zar zor öğrenebilir. Kayak yapmak için özel bir öğretmenden eğitim almak ve uzun soluklu alıştırma gerekir.

Minicik bir böceğin böylesine hassas bir dengeyi doğar doğmaz ve üstelik de su üzerinde sağlayabilmesi bilim adamlarını meraka sürüklemiş ve incelemeye yöneltmiştir.

Böylesine zor bir dengenin sağlanabilmesi için, hem ön ve arka bacakların hem de orta bacakların birbirleriyle büyük bir uyum ve koordinasyon içerisinde çalışması gerekir.

Toronto Üniversitesi’nde bu konuyu araştıran bir grup bilim adamı, bu minicik böceğin vücudundaki hassas denge mekanizmasında bir genin rolü olduğunu tespit etmiştir.

Ultrabithorax, Hox geni isimli bir gen, böceklerde bacak boylarının uzamasında etkindir. Ancak Gölcük kayakçısında bu gen çok farklı bir şekilde çalışmaktadır. Normal şartlar altında, böceğin bacaklarını uzatması gereken gen, her bacakta farklı çalışmaktadır.

Sadece orta bacakları uzatırken, arka bacakları kısaltmaktadır. Bu da, gölcük kayakçısına su üzerinde durabilmesini sağlayan anatomik özelliği kazandırmaktadır.

Araştırmayı yürüten Toronto Üniversitesi Ekoloji ve Evrimsel Biyoloji departmanı, bu konuyu evrim ile bağdaştırmaya çalışmıştır. Ancak açıktır ki, minicik bir böceğin genlerindeki bu mucize evrim teorisi ile açıklanamaz.

Gölcük kayakçısının, kendi gen haritasını çıkartıp içlerinden hangi genin bacak boyunu kontrol ettiğini tespit etmesi ve bu gene su üzerinde durabilmek için bacaklarını nasıl uzatması gerektiğini söylemesi mümkün değildir.Böceğin, vücudunda böyle bir gen olduğundan dahi haberi yoktur.

Hox geninin de, böceğin dışına çıkarak su üzerinde dengede durabilmek için bacak uzunluklarının nasıl olacağını hesapladığını iddia etmek de oldukça akıl dışıdır.

Şüphesiz, gene görevini ilham eden Alemlerin Rabbi Olan Allah’tır.

"Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından yakalayıp denetlemediği hiç bir canlı yoktur. Muhakkak benim Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir (dosdoğru yolda olanı korumaktadır.)"
Hud Suresi,56
Kaynak: http://www.sciencedaily.com/releases/2009/08/090813142424.htm

21 Haziran 2009 Pazar

STRATEJİ UZMANI SU YILANI

Güneydoğu Asya’da bulunan bir çeşit su yılanı, balıkları yakalamak için muazzam bir strateji kullanıyor.


Pek çok hayvanın, son derece gelişmiş avlanma yöntemleri kullandığına bir çok kez şahit olmuşuzdur. Bu sahnelerin her birinde, avlanacak hayvan avını kovalar.


Ancak; su yılanı avlanırken, avını kovalamaz. Tam tersine, avın kendisi kaçmak için ona doğru koşar…

Su yılanı, avlanacağı zaman, başı sona gelecek şekilde “J” şeklini alır. Daha sonra saatlerce hiç kımıldamadan bekler.

Taa ki, bir balık gelip de “J” nin kanca kısmının yanında yüzene dek…

İşte bu vakit, harekete geçme vaktidir.

Yılan, saniyenin yüzde biri hızla harekete geçer. Ancak, balık ondan çok daha hızlıdır. Yaklaşık olarak saniyenin binde biri kadar …

Bahsi geçen kaçmak olduğunda, balıklar en iyi ve en hızlı canlılardır.

Vücutlarının her iki tarafında bulunan kulakları, ses basıncını hissedebilir. Bu kulaklardan her hangi biri seste bir değişiklik tespit ettiği anda, balığın kaslarına derhal bir sinyal gönderirler. Bu sinyal, kaslara “balığın vücudunu hemen tam tersi yönde “C” şeklinde bükmelerini” söyler ve böylece balık tehlikeden bir an evvel uzaklaşmış olur.

Nitekim, balıkların bu üstün kaçış teknolojisi su yılanında işe yaramaz. Çünkü su yılanı, tüm stratejisini balığın bu kaçış taktiğine göre ayarlamıştır.

Su yılanının, kuyruğuna yakın bir bölgede sahte ses dalgaları üreten bir organ vardır. Bu organ, balığa gönderdiği sahte dalgalarla balığı “başının yeri” konusunda yanıltır ve balık başı zannettiği kuyruktan hızla kaçarken dosdoğru yılanın asıl başına ve ağzına doğru yönelir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir husus vardır. Burada bahsettiğimiz, aklı ve muhakeme yeteneği olan ve balığın anatomisine ve kas sisteminin bilgisine sahip bir bilim adamı değildir.

Elbette ki, su yılanının balığın bir sonraki hareketini tahmin etmesi, ve buna göre kendine bir avlanma strateji geliştirmesi ve bu stratejiyi de torunlarına aktarması beklenemez.

Her canlıya rızkını veren Allah, su yılanına da katından bir rızık vermeyi dilemiş ve ona ilham ettiği bu avlanma stratejisini de bir sebep kılmıştır.
"Yeryüzünde hiç bir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın. Onun karar (yerleşik) yerini de ve geçici bulunduğu yeri de bilir. (Bunların) Tümü apaçık bir kitapta (yazılı)dır."
(Hud Suresi, 6)