8 Aralık 2010 Çarşamba

MASONLUĞUN ROLÜ

Batı dünyasında doğmuş ve sonra da diğer coğrafyalara yayılmış olan bu gizli örgüt, girdiği her ülkede din aleyhtarı düşünce ve faaliyetlerin kaynağı olmuştur.

Herhangi bir ülkede son birkaç yüzyıldır dine karşı verilen savaşın tarihi incelendiğinde, masonluğun kaçınılmaz olarak bu olayın merkezinde olduğunu görürüz. Özellikle Avrupa tarihinde bunu gözlemlemek son derece kolaydır. Bu nedenledir ki, Katolik dünyasının lideri Papa XIII. Leo, 1884 tarihli ünlü Humanum Genus adlı fermanında masonluğu hedef almış ve örgütün amaçlarını şöyle açıklamıştır:

""Zamanımızda Masonluk isimli, çok yaygın ve kuvvetli bir örgüte sahip bir derneğin desteği ve yardımıyla, karanlık kuvvetlere tapanlar olağanüstü bir gayret içinde birleşmiş durumdalar. Bunlar artık niyetlerini gizleme ihtiyacı duymadan Allah'ın Yüksek Varlığı ile mücadele etmektedirler... Masonların istekleri ve bütün çabaları aynı amaca yönelmektedir: Dinin gereği olan her türlü sosyal ve insani disiplini tamamen yıkmak ve yerine prensiplerini natüralizmden alan ve kendi fikirlerine göre şekillenmiş yeni kuralları oturtmak"..74

Papa'nın 19. yüzyılın sonlarında yaptığı bu teşhis oldukça yerindedir. Çağdaş mason metinlerine baktığımızda da, örgütün dini inançları toplumdan silmeyi kendisine amaç edindiğini görürüz. Bir Türk mason locası metninde, "pozitif bilimlerin topluma yayılması" yoluyla dinin nasıl yok edileceği şöyle anlatılır:
Sonuç olarak şunları söylemek istiyorum: Hepimize düşen en büyük insancıl ve masonik görev, olumlu bilim ve akıldan ayrılmamak, bunun evrimde en iyi ve tek yol olduğunu benimseyerek bu inancımızı insanlar arasında yaymak, halkı olumlu bilimlerle yetiştirmektir. Ernest Renan'ın şu sözleri çok önemlidir: 'Ancak halk olumlu bilim ve akıl ile eğitilirse, aydınlatılırsa, dinlerin boş inançları kendi kendine yıkılır'."75
Burada "pozitif bilim"den kasıt aslında "pozitivist bilim"dir, yani deney ve gözlem yoluyla bulunamayan herşeyi reddeden maddeci felsefedir. Masonluğun görevi ise, bu felsefeyi "bilim" adı altında topluma empoze etmek ve böylece dini inançları ortadan kaldırmaktır. Evrim teorisi ise, yine üstteki alıntıdan anlaşıldığı gibi, bu beyin yıkama kampanyasında müstesna bir yere sahiptir. Masonluk, evrim inancını topluma yaymayı kendisinin en büyük görevi saymaktadır.

İşte gerek evrim teorisinin, gerekse materyalist felsefenin diğer türevlerinin dünyanın dört bir yanında bu denli etkin bir biçimde savunulmasının ardındaki önemli bir etken, bu örgütsel bağlantıdır. Son üç-dört asırda dini inançlara karşı yürütülen sistemli propagandalarda, mason örgütünün ya da bu örgütün uzantılarının büyük rolü vardır. Allah'ın varlığını inkar eden çeşitli —ve kimi zaman birbiriyle çelişik— felsefi sistemleri kuran kişilerin hemen hepsinin mason olmasının nedeni de budur.