6 Ocak 2009 Salı

MUCİZE BİR YARATILIŞ SÜRECİ: KROMOZOM EŞLEŞMESİ

Dişi hücrelerdeki X kromozomlarının biraraya gelip dizilme süreci, embriyo gelişimi için çok kritiktir. Belirli bi kromozomun çok az ya da çok fazla sayıda biraraya gelmesi, Down Sendromu ve Turner Sendromu gibi ciddi rahatsızlıklara neden olur.

Bu nedenle, embriyo gelişimde hayati önem taşıyan bu aşamada, dişi hücredeki X kromozomları XX ya da XY diziliminden başka bir dizilime izin vermemek için, eşleşme tamamlandıktan sonra deaktive edilir. X kromozomu inaktivasyon süreci olarak da bilinen bu hayati aşamada, X kromozomları "hızlıca" eşleşmelidir. Bu eşleşmeyi yaparken, X kromozomu çiftlerinin her bir tarafı birbirine yakın olmalı ve belirli bir sırada dizilmelidir. İki X kromozomunun bu yakın fiziki eşleşmeyi başaramaması hücrenin ölümüne neden olur.

Üremenin başarılı olabilmesi için, yaşayan hücreler üretilmesi gerekir. Yaşayan hücreler üretmek için ise; tüm kromozomlar bu süreçte , "aynı anda" eşleşmek "zorundadır".

Peki kromozomlar birbirlerini nasıl tanımakta, ve aynı anda nasıl eşleşmektedirler?

Warwick Ünivesitesinden fizikçi Dr Mario Nicodemi, bu eşleşme sürecinde bir X kromozomunun (inaktivasyon sürecinin bir parçası olarak) diğer X kromozomunu nasıl etkisiz hale getirdiğini araştırmıştır.

Yapılan araştırmada, CTCF ismi verilen bir proteinin, kromozomların eşleşmesinde önemli bir yere sahip olduğunu tespit etmiştir. Bu protein mutasyona uğratıldığında ya da DNA'dan silindiğinde, kromozomlar hiçbir şekilde eşleşmemektedir.

Peki, hiçbir şuuru olmayan bir protein nasıl olup da deaktivasyon sürecini "tam olması gerektiği zamanda" başlatmakta ve de "olması gereken süratte" gerçekleşmektedir?

Tek bir defa eşleşme imkanları olan X kromozomlarının tesadüfen birbirlerine bağlanmalarını seyreden proteinin aklına birden "Down Sendromu" ve "Turner Sendromu" gibi ciddi rahatsızlıkların gelmesi, ve böyle ciddi hastalıklara ya da hücre ölümlerine sebebiyet vermemek için doğru miktarda X kromozomunun eşleşmesine karar vermesi ve bu verdiği kararı uygulayacak bir kimyasal işlem gerçekleştirmesi gibi bir bir durum elbette söz konusu olamaz.

Üstelik, bu kadar ince hesaplara bağlı bir eşleşme işlemini süratle gerçekleştirmek zorunda olan proteinin, deneme yanılma yoluna başvurmasına da imkan yoktur.

Tüm bu karmaşık süreçlerin ve hesaplamaların oldukça süratle ve tek bir anda gerçeklemesi gerekmektedir.

Tek başına proteinden gelen komut da yeterli değildir. Kromozomların, proteinden gelen komutu hem anlaması hem de hatasız uygulayabilmesi de hayati öneme sahiptir. Bu kimyasal iletişim, iki ayrı dili konuşan insanın kendi aralarında üçüncü bir dil kullanarak anlaşmalarından daha da şaşırtıcıdır; çünkü burada söz konusu akıl ve şuur sahibi insanlar değil; milimetrenin binde birinden daha küçük kromozomlar ve proteinlerdir.

Eşleşme sürecindeki tek mucize, proteinlerden gelen kimyasal komutların kromozomlar tarafından adeta birer kimya profesörü gibi çözümlenmesi değildir. Kromozomların gelen komuta göre doğru eşleşmeyi gerçekleştirmesi de oldukça ilginçtir. Kromozomlar doğru eşlerini, kilometrelerce uzunluğunda kapkaranlık bir ortamda bulmak zorundadırlar. Bu durumun ne denli mucizevi olduğu bir örnek ile daha iyi anlaşılacaktır:

Gözlerimiz bağlı, karanlık bir odada olduğumuzu, önümüzde 1.000 parçalı bir yapboz olduğunu ve her parçayı yanlızca birkere eşleştirebileceğimizi varsayalım. Vakit olarak da bize sadece 1 saat verildiğini farzedelim. Elbette böyle bir koşulda, 1.000 parçanın tamamını doğru şekilde eşleştirme ihtimali "akıl ve şuur sahibi" insan için bile oldukça düşüktür. Oysa kromozomlar bu muazzam eşleşmeyi saniyelerden bile daha kısa zaman dilimleri içinde "hatasız" gerçekleştirmektedirler.

İşte, tüm bu süreçleri gerçekleştiren, an an Yaratan ve kontrol eden Allah'tır. Protein'e görevini ilham eden, kromozomları bir düzen içinde biraraya getiren ve böylece bir "damla sudan" iken bize "şekil ve suret veren" Allah'tır.

"Ey insanlar, eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, Biz sizi topraktan yarattık, sonra bir damla sudan, sonra bir alak'tan (embriyo), sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından; size (kudretimizi) açıkça göstermek için. Dilediğimizi, adı konulmuş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz, sonra da erginlik çağına erişmeniz için (sizi büyütüyoruz). Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de, bildikten sonra hiçbir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna (yaşlılığa) geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiftten (ürünler) bitirir."
(Hac Suresi,5)


Kaynak:
http://www.biologynews.net/archives/2008/12/26/how_chromosomes_meet_in_the_dark_switch_that_turns_on_x_chromosome_matchmaking.html